Temmuz, 2007 için Arşiv

h1

Tıkanıp Kaldığında Hayat..

Temmuz 12, 2007

57tpfh1.jpg

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla ‘tanışmalı, yeni keşifler yapacak.
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
Read the rest of this entry ?

h1

Bir goncaya bülbül kesildim!

Temmuz 10, 2007

Bir goncaya bülbül kesildim! Güller diyarını dolaşır oldu nidam… Gönül mahkemesinde sorgulanan zaman ve suç ortağı hüzün… Saadetime hüküm giydiler sessiz sedasız… Keder adlı firari yakalandığı an idam! Korkular, tebessümlerin sıkıştırmasına dayanamayıp tayin istediler uzaklara… “Kasım Cemreleri” şeb-i aruz törenlerinde pervaneleri anlatan semazenler gibi, havaya, suya, toprağa ve ille de cana düştü. Ve takvimler… En sıcak busesini verdi ömür denilen çorak toprağa… Artık tohumlar, yağmurun bereketli dudaklarıyla muştular eşliğinde öpüştü.

Bir goncaya bülbül kesildim… Açsın diye bekleyecek kadar sabrımın kalmadığı, kapımı yalancı baharların dahi çalmadığı, şu garip gönülcüğümü kimseciklerin almadığı bir demde… Kalp denilen, yumruk büyüklüğündeki yorulmaz et parçasının, bir yükten öteye geçemeyen bir mana taşımaya alıştığı gövdemde, manevi inkılabımın ayak sesleriyle inledi sema… Siyah ve beyaz arasına sıkışıp kalan baht fotoğrafım, gökkuşağına şah oldu. Ve geceydi bütün mazi… Halde ve istikbalde ansızın sabah oldu!

Read the rest of this entry ?