Ağustos, 2008 için Arşiv

h1

Katibim Şenlikleri Programı

Ağustos 26, 2008

25 Ağustos Pazartesi

Hezarfen Heykeli Açılış Töreni
Saat: 17:00 Ahmediye Meydanı – Üsküdar

Katibim Şenlik Yürüyüşü
Saat: 17:30 Ahmediye Meydanı-Belediye Önü- Şemsipaşa Meydanı

3. İsmail Dümbüllü Ödülleri Sahiplerini Buluyor
Geleneksel Türk Tiyatrosunun büyük ustası İsmail Dümbüllü adına verilen ödüller sanat dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek.
Tiyatro, sinema ve TV dizisi kategorilerinde verilecek olan 3. İsmail Dümbüllü Ödülleri’nde ayrıca “İsmail Dümbüllü Özel Ödülü” ve “Yaşam Boyu Onur Ödülü” bulunuyor. Osmantan Erkır’ın sunumu ile gerçekleşecek ödül törenine son günlerin popüler grubu Mahşer-i Cümbüş de canlı gösteri ve skeçleri ile renk katacak. İsmail Dümbüllü Ödülleri bu yıl Suna Pekuysal’ın anısına verilecek.

25 Ağustos Pazartesi
20:00 Kokteyl 20:30: Ödül Töreni
Bağlarbaşı Kültür Merkezi

25 Ağustos Pazartesi
35. Sanat Yılında Hikmet Barutçugil
Sergi Açılışı: 14:30 Bağlarbaşı Kültür Merkezi

Read the rest of this entry ?

h1

20.Uluslararası Kâtibim Kültür ve Sanat Şenliği

Ağustos 24, 2008

Üsküdar Belediyesi tarafından bu yıl 20.’si düzenlenen Uluslararası Katibim Kültür ve Sanat Şenliği başlıyor. Şenlikte İsmail Dümbüllü Ödülleri, beste, resim ve fotoğraf yarışması, özel konserler, uluslararası halk oyunları gösterileri, sıra gecesi ve sergiler başta olmak üzere pek çok kültür-sanat etkinliği yer alacak.

20. Uluslararası Katibim Kültür ve Sanat Şenliği, 25 Ağustos Pazartesi günü başlıyor. Hezarfen Heykeli’nin açılışı ile başlayacak etkinlik, Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır’ın sanatçılar, sivil toplum örgütleri ve Üsküdar halkıyla birlikte yapacakları yürüyüşle devam edecek. 6 gün sürecek etkinlikte birbirinden ünlü sanatçılar konser verecek. Ferhat Göçer, Enbe Orkestrası, TRT 1′in Bedirhan Gökçe ile Gecenin Kıyısında programında Zara, Mustafa Sağyaşar, Zekai Tunca, Umut Akyürek-Oktay Ertuğrul, Erdem Özgen, Metin Şentürk, Hasan Cihat Örter, Mustafa Uğur ve Recebim başta olmak üzere pek çok sanatçı hayranlarıyla buluşacak.

Geleneksel Türk tiyatrosunun büyük ustası İsmail Dümbüllü adına verilen ödüller sanat dünyasından önemli isimleri bir araya getirirken, Osmantan Erkır’ın sunumu ile gerçekleşecek ödül törenine son günlerin popüler grubu Mahşer-i Cümbüş de canlı gösteri ve skeçleri ile renk katacak.

Read the rest of this entry ?

h1

O’nu sevdiğimi sanmıştım / Bâyezîd-i Bistâmî

Ağustos 23, 2008

Uçmak ne ki, yerde leş arıyorsa gözler! İşte akbabalar da uçuyor gökte kara lekeler bırakarak. Var mı uçabilen kalbinin üstünde! Tayy-ı mekân edene itibar ediyorlar ne tuhaf! Ya su üstünde yürüyenlere ne demeli; balıkları denizde yürütmüyor mu Allah!

Var mı yürüyebilen kalbinin üzerinde! Ah kolay mı O’na ulaşmak! 1200 sene önce bir derviş aşkın yağdığı bir sahrada soruyor Rabbine: Nasıl ulaşırım Sana!” Cevap bir mızrak gibi saplanıyor göğsüne: Nefsini bırak!” O nefis ki, üç sınıf insanla Rabbi arasına kalın perdeler geriyor: “Zühdüyle kendini aldatan zâhid, ibadetiyle başkalarını hor gören âbid, ilmiyle oyalanıp haktan kopan âlim!”

Ah her hastalığa deva buldum da, şifa bulmadı nefsim! Otuz sene halatın bir ucundan o, bir ucundan ben çektim! Cehennemle cennet arasındaki bu yarış sürerken, sarsılan ellerimden kan damlattım ben. Sonunda bir örsün üstüne serdim de nefsimi on iki sene dövdüm çekiçle kıvılcımlar saçarak. Ve bir gün gömleğinden sıyrılan bir yılan gibi, buruş buruş benliğimi bıraktım rüzgârlara. Akbabalar başka diyarlara uçtu. Nasihat istedi benden bir adam. O gün sadece iki kelime, iki safkan Arap atı gibi fırladı ağzımdan: “Göğe bak!”

Read the rest of this entry ?

h1

Ney Sesi

Ağustos 23, 2008

Ağlayan bir seda matemi sardı.
Kamışın hüznüyle meyler döküldü.
Sesinde uhrevi bir elem vardı.
Neyzenin yüreği, boynu büküldü.

Aşka davetiye gönderin dedi.
Ser verin âşıklar sır verin dedi.
Gül yine nazına bin naz ekledi.
Bülbülün kederden bağrı söküldü.

Fethullah Ekşi

h1

Ah Min-el Aşk

Ağustos 23, 2008

Seni seviyorum…

Dağların, göklere duyduğu hayranlığa eş bir mavilikte; pınarların ağlayışından ilhâm almış bir kavalın yanık sesiyle… Kim ne bilsin ki; bende Mecnûn istidâdı var… Ve kim ne bilsin ki; sen Leylâ soylu bir peri, yangın yerine dönen gönlümün mahşerisin… Gözlerinde kıvılcımlaşan hislerimin, kelâma dar gelişinin ispatıdır bu iki kelime…

Seni seviyorum…

Daha evvel hiçbir cins-i lâtife duymadığım, ve daha evvel gönül fermanına uymadığım bir hâl ile meftûnum sana… Ben seni, Tanrı Dağlarının sert rüzgârlarıyla savrulan bozkır çiçeklerinin, yağmaya naz eden bulutlara yalvarırken boyun büküşlerindeki teslimiyetle; ruhumun en mahrem tahtına çıkarmışım… Seni sevdim ya…! Seviyorum ya ! Sevdân ile sonsuzluğu bekleyen, yiğit Erciyes’in başında erimek bilmeyen karmışım… Demek… Söylemek kâfi gelmiyor…. İçimin burkulduğu, lâkin hâzzın, ruhumun doruklarına savrulduğu şu an; nutkumun tutuluşunu bir yenebilsem… Daha neler neler söyleyesim var biliyor musun ey peri ! Ne var ki; aşkının kesâfeti ses tellerimi etkisiz, lûgatleri bu hâli tasvire yetkisiz kılmakta…

Read the rest of this entry ?

h1

Sözün Özü

Ağustos 22, 2008

Esas olan, kalb derinliği, vicdan genişliği ve himmet yüceliği ile beraber sığ görünmek, düz bir mü’min edasıyla hareket etmek ama görünenden daha derin olmaktır..

Allah’a itimad ederek, büyük şeylere talib olmak ve büyük şeylerin arkasına düşmek ama kendini küçük görmek, küçük göstermek ve insanlardan bir insan olmak; hatta onların en küçüğü olduğuna inanmaktır… Belli olma ve bilinme duygusu ise kalbde barındırılmaması gereken bir histir.

***

h1

Gül ki

Ağustos 22, 2008

aslında önce oğuzhan koç’tan dinlemiştim ama şarkı daha da yayılmadan ferhat göçer elini çabuk tutmuş galiba.. sözler oğuzhan koç’a ait. iki yorum da güzel, zaten şarkı da güzel.. ama -belki ilk ondan dinlediğimden- şarkı sahibinin söylemesi daha samimi, daha hoş gelmekte bana..

Ferhat Göçer – Gül ki – dinle / indir -

Oğuzhan Koç – Gül ki Sevgilim - dinle / indir -

h1

35. Sanat Yılında Hikmet Barutçugil

Ağustos 22, 2008

DERKENAR

Barutçugil’in 35. sanat yılı

Otuz beş yıldır ebru sanatıyla uğraşan ve günümüzde bu sanatın en önemli temsilcilerinden biri olan Hikmet Barutçugil, İhsaniye’de satın aldığı tarihî konağı restore ederek “Ebristan” adıyla bir okula dönüştürmüş ve yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir. “Barut Ebrusu” onun ismini taşır.

Üsküdar’da yaşayan ilim, sanat ve fikir adamlarına büyük ilgi gösteren Üsküdar Belediyesi’nin bu değerli sanatkârı unutmamış olması ne kadar güzel. İncila Bertuğ tarafından düzenlenen “35. Sanat Yılında Hikmet Barutçugil” programı, 20. Uluslararası Kâtibim Kültür-Sanat Şenliği’nin açılış programı olarak değerlendirilecek. 25 Ağustos Pazartesi günü, Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde saat 14.30′da gerçekleştirilecek programda, dostları Hikmet Barutçugil’i anlatacaklar. Programda Bekir Ünlüataer tarafından mini bir konser verilecek, ayrıca Kültür Merkezi’nin fuayesinde Barutçigil’in ebrularından oluşan bir sergi açılacak. Aziz dostumu sanatının 35. yılında kutluyor ve saygıyla selamlıyorum.

Beşir Ayvazoğlu – Zaman

h1

Tam Ortasındayım

Ağustos 22, 2008
h1

Gözlerine..

Ağustos 21, 2008


gece mi gözlerin?
zindan kapısı, kalem yazısı, gönül sızısı kadar..
rengini kuyu diplerindeki soğuk taşlardan alan,

yusuf’un gömleğinde iki kara leke mi?
kızgın yüzünün savaş gölgeleri,
-rüzgar değince bir dalganın ucundan su yüzüne-
tebessüm ışığıyla aydınlanır da, kaybeder mi zifiri sesini?
nehârım leylîdir benim..
istemem, sema dolmasın içeri..

varamadığım yollar, açamadığım kapılar tükenir,
zamanın en ucunda gün biter de
esved tüller döşenir üzerine,
koyu uykular düşer..
ben de bir rûyanın eşiğine uyurum,
iki karanlık gölgenin derinine, kaybolurum.

belki alabildiğine ummânı doldurmuş da,
bir inci mercanda gizlemiştir esrârını
öyle mi?
parlak güneş, Belkıs’ın eteklerine bulaşan billurları toplayıp getirse,
baharın tazeliği sunsa, toprak çiçeklerinin en derinindeki özü,
varmayı değil hep akmayı dileyen “bir tane damla”sı suyun
değse yağmurun sırlı iklimine
yeter mi gözlerininin denizini anlatmaya?

Read the rest of this entry ?