‘Söz Güzeli’ Kategorisi için Arşiv

h1

Aşk Gazeli

Aralık 15, 2009

“Ululukta değildir aşk, hünerde değildir. Bilgide değildir, hem defterde değildir. Kitap sayfalarında hele hiç değil. Halkın dedikodusu da olamaz aşıkların yolu…
Dalı sonsuzluktadır aşkın, kökü ilksizliktedir.  Ne arşa dayanır bu ağaç, ne toprağa. Bir gövdesi yok ki gövdeye dayanası.

Aşk gelince aklı koyduk rafa, heva ve hevesi falakaya yatırdık…  Akla ve ahlaka yaraşır şey değil çünkü şu kendini beğenmişlik.
Hani ey aşık, hani özlem çekiyorsun ya Sevgili’ye! Bil ki Sevgili’dendir özlemin özü. Odur asıl sana özlem duyan. Çünkü o tutuşturmayınca alevi, kimsede olmaz ateş (ve aşk ateşi önce sevilene, ondan sevene düşer).

Deniz yolcusuna ya korku, ya umut tahtasıdır gemi. Yolcu da, tahta da yok olunca ne kalır ki yokluktan başka!..
Bir tahta parçasına verdinse gönlünü, boğulmaktan korkarak, yol eri değilsin sen. Belki aslına isyan eden bir isyancı!..
Bir şerbet sun bana canlar bağışlayan dudağından da şifa bulayım derhal. Hastaya bundan daha etkili ilaç mı bulunur?

Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep…Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak…Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..

Ey Tebrizli!  Hem denizsin sen, hem inci.  Tanrı nurundan başka bir şey değil varlığın da!..”

Mevlana
İskender Pala’dan..

h1

Mırıldanmalar

Aralık 2, 2009

içimden dedim beraber yürüyelim olur mu
varsın gemilerimizi taşıyamasın sular
varsın yarı yolda uyuya kalsın
bize gönderilen bahar.

içimden dedim beraber yürüyelim olur mu
varsın gölgemiz olsun hüzün
dilediği gibi uzatsın canevimize ayaklarını
varsın annemiz olsun tütün

hayat daha sert vursun yumruklarını.

içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi
nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren
kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi
nedir yalnız bize yakışan bu serüven.

bu serüven ki
bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri
ve terketti bizi huzur denen sevgili
kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarımda
billur bir kuş gibi.

içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu
beraber yürüyelim olur mu…

İbrahim Tenekeci

h1

heves? su gibi, ekmek gibi olsun.duam bu.

Kasım 16, 2009

İçinde, yazmaya karşı bir heves duyarsan –ki bu hevesin sırrını ancak kutsal kimseler bilebilir– yedeğinde bilgi, sanat ve büyü bulunsun: Kelimelerin nağmesinin bilgisi, yalınlık ve sadeliğin sanatı, okurların sevgisinin büyüsü.

Halil Cibran

h1

Beni Yakışına

Eylül 18, 2009

alev.. is.. siyah.. beyaz..

O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim, su yandı, kum da yandı.
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.
Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi.
Ruhumla söndü alev, sonra ruhum da yandı.
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut.
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.
Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı.
Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım,
Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı.
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı.
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme.
Ülkem yıkıldı heyhat!
Ordugâhım da yandı.
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
O’ndan başka ne varsa yandı,
Yandık sen ve ben.
O’nu göreyim diye, kıblegâhım da yandı.

Nurullah Genç

h1

İmlâsız

Nisan 29, 2009

çocukluk..

Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlâsını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi

Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi

Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.

Ahmet Telli

h1

Anılar Defterinde Gül Yaprağı

Mart 27, 2009

anilar-defterinde

Anılar Defterinde Gül Yaprağı

Gibi Unutuldum Kurudum

Başıma Düştü Sevda Ağı

Bir Başıma Tenhalarda Kahroldum.

Sen Kimbilir Rüzgarlı Eteklerinle Kimbilir

Hangi İklimdesin

Ben Sensiz Bu Sessizlikle

Deliler Gibiyim

Sensiz Bu Sessizlikle.

Ayrılıkla Başım Belada

Gözlerini Çevir Gözlerime

Yoksa Ben

Sensiz Bu Sessizlikle

Deli Gibiyim

Sensiz Bu Sensizlikle.

Cahit Zarifoğlu

h1

Gelmiş Bulundum

Şubat 23, 2009

bank

Ben mişim -neymiş- su sesiymiş
Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan-
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi
Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar, büyülü ülke adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elimde bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.

Edip Cansever

h1

Âşık

Şubat 9, 2009

132118108_210963879b

Âşık

Bir adam
Geceleyin
Geldi
Kendi ölümüyle
Kendi kızıl ölümüyle
Bir adam
Geceleyin
Geldi
Yalnız
Yalnız
Yalnız
Eli bomboş
Bir adam
Geceleyin
Geldi
İçinde gülümseyen güneşler dolu

Read the rest of this entry ?

h1

..

Şubat 9, 2009

22an6oe5

- evrenin büyüklüğü ne kadar?

- sonsuz.. ama daha kanıtlanmadı.

- aşk da öyle..

(akıl oyunları filminden)

h1

Kalem Yarası

Aralık 9, 2008

2e05bc5674908cc065feefe4f3d412fb

Bir yanım sağır, loş,karanlık…
Cevaplar atımın terkisinde yürüyorum
Yaralı bir serçe çağırdı dün akşam
Konduğum topraklarda acı ne de güzel taşınıyordu derken
Kaygılı bir yürekle
Utanarak
Korkuya yenik
Kanımı kemiren dost bir kahkaha gibi
Sırıtkan bir hüzünle
Yürüyorum.

nur zelal